Hande Ataizi’nin enflasyon taktiği

Ünlü oyuncu Hande Ataizi, çocuk kıyafetlerinin pahalılığından yakınıyor.

Milliyet yazarı Songül Hatısaru, oyuncu Hande Ataizi’yle enflasyon rakamları üzerine ilginç bir sohbet gerçekleştirdi. Oğlu 16’ncı ayına giren Hande Ataizi, çocuk kıyafetlerinin pahalılığından yakınıyor. Eskimeden küçülen giysilere verilen paraya acıdığını söyleyen Ataizi, “Evde enflasyonu arkadaşın çocuğunun kıyafetleriyle düşürüyoruz” diyor.

İşte o röportaj:

“ASGARİ ÜCRET 5 BİN TL OLMAZSA BİZ DAHA ÇOK EKMEK YERİZ”

Diziler neden bu kadar çok revaçta, çok izleniyor?

“İşin bir arz bir de talep yönü var. Para kazanılıyor, yapımcılar iyi para kazanıyor dizilerden. E öyle olunca şimdi tabii herkes dizi işine girdi. Nasıl bir ara borsaydı, bir ara mühendislikti, şimdi yapımcılık moda oldu. Öte yanda ise talep var. Çünkü insanlar artık evde oturuyor. İnsanların eğlencesi artık televizyon oldu. Alım gücü azaldı, bir ailenin dışarı çıkmasının maliyeti çok yüksek. Bir baba çocuklarını alacak sinemaya gidecek.

Ünlü oyuncu Hande Ataizi-Foto Galeri

100 TL sinema parasını verdi, e orada kalmıyor ki çocuk tatlı görecek isteyecek, dondurma görecek isteyecek. Yarım yamalak yapmaktansa, çocuğun isteğini gerçekleştirememektense çıkmıyor evinden dizi izliyor. 1.300’le ev geçindiren adam ne yapabilir, dışarıya nasıl çıkabilir! Asgari ücret 5 bin TL’yi bulmadığı sürece biz bu sektörden daha çok ekmek yeriz.”

“PARANIN KIYMETİNİ BİLİRİM”

Enflasyon şaştı, 5 beklerken 9’a yaklaştı. Sizin evde durum ne?

“Bizde Leon enflasyonu esiyor. Bez, mama, kitap, derken evin bütçesinde baş köşeye kuruldu onun ihtiyaçları. İnsanlar, biz sanatçı olduğumuz için bunlar alışveriş yapmaz, ekmeğin, biberin, domatesin fiyatını bilmez diye düşünüyor. Ama 18 yaşımdan beri tek başıma yaşıyorum, evin ekonomisinden de hep tek başıma sorumlu oldum. İnsan tek başına yaşayınca ister istemez, elindeki sınırlı bütçenin hesabını yapmak zorunda kalıyor. Eğer alışverişe ben değil evdeki ablamız çıkıyorsa arkasından defalarca sesleniyorum, bak bebek bezinin 64 adetli olanını al, o 49 lira, daha ucuza geliyor diye. Paranın kıymetini bilen biriyim. Cimrilik boyutunda asla değilim ama tutumluyumdur.


ARKADAŞLARLA ÇOCUKLARIN KIYAFETLERİNİ DEĞİŞTİRİYORUZ

Zaten bir memur ailesinde yetiştim, bizim hep böyle aman kızım ay sonu, alamayız, ay başında alırız gibi bir durumumuz vardı. Son yıllarda özellikle daha bir silkelendim, hayatımı küçülttüm. Şu birkaç senedir yaşadığım, mesela metroyu kullandığım hayat bana daha cool geliyor. Nişantaşı’nda oturuyorum, gittiğim yerler belli. Uzak bir yere gideceksem metro denen bir şey var ve müthiş keyif alıyorum binmekten. Evdeki enflasyona gelince çocuk kıyafetleri çok pahalı.

Ona acıyorum mesela, çok hızlı büyüyor, çok az giyiyorlar. Kaldı ki ben Leon erkek çocuk gibi eşofman altını giysin, üzerine montunu alsın, öyle dolaşsın istiyorum. Benzer yaşta çocukları olan arkadaşlarım, mesela bir arkadaşım doğuma elinde iki valizle geldi. Spor ayakkabı almışım, tulum, kazak almışım, Leon giymiş bir ay, e şimdi ben de dolabındaki kıyafetleri sürekli toparlayıp sevdiğim arkadaşlarıma veriyorum. Anneler arası bir dayanışma var aramızda. Marka tulumlar, kaşmir kazaklar hep böyle dönüyor aramızda. Bundan yüksünmemek lazım. Hakikaten gereksiz harcama. Biz evde enflasyonu arkadaşın çocuğunun kıyafetleriyle düşürüyoruz!”


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir